Google Plus +1

Bu Blog'da Ara

21 Ağustos 2010 Cumartesi

Trafikte Ülkemiz ile Avrupa Arasındaki Farklar

Trafikte Ülkemiz ile Avrupa Arasındaki Farklar

Saygıdeğer, Hatırlayacaksınız bir önceki yazımda sizlere ülkemizde bir sürücü belgesi almak için hangi tür aşamalardan geçtiğimizi yazmıştım. Bu sayıda da, trafikte ülkemiz ile Avrupa arasındaki farkları dile getirmeye çalışacağım.
Avrupa da, sürücü belgesi alabilmek için 12 ay eğitim görülmektedir. Bu eğitimlerin 6 ayı teorik, 6 ayı ise pratik eğitime dayanmaktadır. Bu eğitimler ciddi ve yoklamalı geçmektedir. Devamsızlık yapan adaya sürücü belgesi verilmez, aksine kaydı silinir.Altı aylık teorik bilgi eğitimi esaslı bir şekilde yapılmaktadır.Aynı Üniversitede okuyan bir öğrenci gibi işleme tabi tutulurlar, derslerden vize sınavı, final sınavı, konu sınavı gibi birçok sınavlardan geçerler, bu sınavlardan başarıyla geçenlere 6 aylık pratik eğitime başlanır, bu eğitim direksiyon ağırlıklı eğitimdir, aday eğer arabasıyla bir yere gitmek istediği zaman direksiyon öğretmeninin gözetimi altında gitmek zorundadır, trafik kontrollerinde eğer direksiyon öğretmeni aracın yan koltuğunda değilse, sürücünün geçici belgesi elinden alınır,aday sil baştan tekrar dosya açtırmak zorundadır.
Adayın 12 aylık eğitimi bittiğinde, sıra artık direksiyon sınavına gelmiştir, direksiyon sınavı ise bizim burada olduğu gibi 3 dakika sürmemektedir, sınav süresi tam bir sattır, bu sınav süresi içerisinde, adayı sıkı bir şekilde direksiyon sınavına tabi tutarlar, aracı yerleşim yerleri içerisinde, otobanda, karayollarında değişik güzergâhlar da aracı kullandırırlar, bu sınavda vites küçültmek, vites büyütmek, öndeki aracı sollamalarda gerekli kurallara uyulup uyulmadığına, tehlikeli eğimli inişlerde ve tehlikeli eğimli çıkışlarda genel kurallara dikkat edilip edilmediğine, hız sınırlarına gerekli hassasiyet gösterilip gösterilmediğine velhasıl kelam bir çok hususlarda, aday tam anlamıyla süzgeçten geçilir ve sonuçta komisyon üyeleri tarafından eğer tam geçerli bir not almışsa o zaman sürücü belgesi almaya hak kazanmıştır, bu ülkelerde eğitime çok önem verilmektedir, sahte ehliyet, naylon ehliyet, şartlarını taşımamış bir adayın sürücü belgesi alması adeta imkânsızdır.
Ülkemizde olduğu gibi, parayı bastırayım sürücü belgem cebime gelsin zihniyeti yoktur, bu sebepledir ki, ülkemizde alınmış olan sürücü belgeleri Avrupa da geçmemektedir, çünkü onlarda biliyor ki, ülkemizde sürücü belgelerinin yüzde ellisi sahte ve hile yolu ile alınmış sürücü belgeleridir, sonradan sakat kalmış olanlar bile eski sürücü belgeleriyle araç kullanmaktadırlar, tek gözü olmayanlar, gece körü dediğimiz tavuk karası hastalığı olanlar,renk körlüğü olanlar hepsi ama hepsi canlı trafikte cirit attığını görmekteyiz.Bu hususta bizleri ziyadesiyle üzmektedir.
Avrupa da, çalışmakta olan bir işçi kardeşimiz anlatıyor. “ 12 ay sıkı bir eğitim gördük sanki üniversite de okuyorduk, bütün engelleri aştım, bütün yapılan sınavları başarıyla geçtim, en sonunda direksiyon sınavına sıra geldi. Komisyon üyeleri araç içerisindeydi onları görünce çok heyecanlandım, Ama buna rağmen aracı bir saat boyunca çok iyi kullandım, komisyon üyeleri aracı kullanmamdan çok memnun oldular, bir saatin sonunda tamam dediler, haydi geçmiş olsun bu en son olan zor sınavı da geçtin değince, ben sevinçten şuursuzca kendimi araçtan hemen dışarı attım ve sevinçten bağırmaya başladım, en son sınavı da başardım diye, komisyon üyesi hemen beni çağırdı, evet siz biraz evvel geçmiştiniz, ama araçtan inerken sağına soluna bakmadan indiniz, kendinizi adeta araçtan attınız, bu dikkatsizliğiniz sizin ölmenize sebep olabilirdi, bundan dolayı almış olduğunuz geçer notu siliyor, size ders olması açısından zayıf not veriyoruz, yani siz sınavdan geçmediniz bilakis kaldınız, dediklerinde adeta dünya başıma yıkıldı sandım, gözlerim karardı yanımda sanki şimşekler çakıyordu, 12 aylık sıkı eğitimin sonucunda kalmıştım.”
Saygı değer okuyucularım, şu ciddiyeti şu eğitimi şu disiplini görüyorsunuz değimli? Hiç bu ülkelerde bizimki gibi kaza olur mu? Sizlere şu misali vermek istiyorum. Almanya da, nüfus 75 milyon kabul edilirse, orada 35 milyon araç var, iki kişiden birinin aracı var, gelelim ülkemize, bizim ülkemizin de nüfusu 75 milyon kabul edilirse, ülkemizde 12 milyon araç var, bizde ise sekiz kişiden bir kişiye araç düşmektedir. Şimdi sıkı durun bu oranlara baktığımız da hangi ülkede trafik kazalarının çok olması gerekiyor? Almanya damı? Yoksa Türkiye demi? Evet yanıldınız. Almanya da, trafik kazaları %20, ülkemizde ise trafik kazaları % 80 çıvarındadır,hadi buyur bakalım, niçin bu denklem ters çıkmaktadır? Biraz evvel yukarıda izahına çalışmış olduğum unsurlardan dolayı, yani Avrupa ülkeleri, eğitimi halletmiş, alt yapıyı halletmiş, trafik para cezalarını ve hapis cezalarını artırmış, şimdi bu ülkelerde tabiî ki trafik kazaları çok az seviyelerdedir, bu sebeple AB uyum yasaları çerçevesinde, trafik kanununa yeni düzenlemeler geliyor, bu düzenlemelerde de fazla gecikme inşallah olmaz da, ülkemizde trafik kazalarına kurban giden insan sayısında o zaman az olur, diye düşünüyorum.
Ülke genelinde, bir yıl içerisinde trafik kazalarından ölen ve yaralanan insan sayısı 36 bin kişiyi maalesef bulmaktadır. Bizler kurtuluş savaşında bu kadar şehit vermedik, trafik kazalarında ölen insanlar ne şehittir ne gazi, öldü bizim Niyazi hesabı, insanlar trafikte, bilinçsizce katledilmektedir. Artık bizlerde trafik konusunda, gecikmemize rağmen daha çok gecikmeden gerekli önlemler alınmalı, denetimler fazlalaştırılmalı, sürücü belgesi olmayanlar acilen trafikten men edilmeli, sürücü belgesi olanlarında, gerçekten sürücü belgesi kendi sinemi ayıt, yoksa bir başkasının sürücü belgesini yerde bulmuş da, üzerinde değişiklik yapıp kendisimi kullanıyor, kullandığı sürücü belgesi sahtemi, hile yoluyla mı almış, sürücü olma şartları taşıyor mu? İşte bütün mesele bu, bu tür sürücüler yakalandığında, hiçbir surette iltimas tanınmadan gerekli, idari ve adli işlemlerin hemen yapılıp gerekli sonuca varılması gerekmektedir. Gerçektende eğer bunlar seri bir şekilde yapılmasa, bu ülke trafikte daha çok kan döker, bunu bütün her kesimin bilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Avrupa da, çalışmaya giden işçi kardeşlerimizden biri, Türkiye de, yani ülkemizde kırmızı ışıkta geçtiğinden dolayı, aynı işlemi orada gece geç saatte yani 03.00 de, denemeye kalkıyor, nasıl olsa etrafta hiç kimse yok, beni bu geç saatte kim görecek, hem de karşı taraf tanda bir araç gelmiyor, niye enayi gibi bekleyeyim ki deyip, kırmızı ışıkta geçiyor, bir hafta sonra evine bir mektup geliyor, merak edip içini açıp ta okuduğunda, kendisinin trafik müdürlüğüne çağrıldığını anlıyor, çok gecikmeden hemen trafik müdürlüğüne gidiyor, kendisine bir fotoğraf gösteriyorlar, bakıyor ki, kendi arabası, bu araba siz emi ait? Diye soruyorlar, ne diyeceğini şaşırıyor, bana ait değil dese, aracın plakası ortada, mecburen evet bana ait diyor. Peki bu arabayı süren kim acaba? Diye bu sefer sormaya başlıyorlar, ben değilim desem, bunu eninde sonunda araştırarak bulurlar endişesiyle evet benim diyor. Polis yetkilisi diyor ki, Peki neden gece yarısı 03.00 sularında kırmızı ışıkta geçtin, bizimki mantıklı cevap veremiyor, çünkü suçlu olduğunu kendiside biliyor, sonuç itibariyle çalışan işçimize ne yapıyorlar biliyor musunuz? 1-Trafik para cezası uygulanıyor, 2-Trafik puan cezası işleniyor, 3-İki hafta Trafik eğitimi veriliyor, 4-Psikolojik destek eğitimi bir hafta boyunca veriliyor, 5-Gözlerinde problem vardır diye üç gün boyunca muayeneden geçiriliyor, 6-Üç ay boyunca trafikte gözetim altında tutuluyor.
İşte sayın okurlarım,gerçek trafik budur,gerçek ceza budur,gerçek trafik disiplini budur,bu yazdıklarımın keşke onda biri ülkemizde olsa ne var sanki, bu insanlar trafikte pisi pisine ölmezler. Bütün okurlarıma saygı ve sevgilerimi sunarım.

-Fikret GÜRSOY-


Gazete 365

Tepkiler:

4 yorum:

araba ehliyeti 2 ile 3 ay arasinda alabilirsin almanyada.12 ay hic duymadim ve görmedim.simdik ben otobüs ehliyeti yapiyorum ve toplam 2 ay sürüyor.ama türkiye ile aradaki fark egitim ve bu ögrendiklerini uygulamak.yani burda polisin yaninda sehir ici 50 km gecemezsin ama türkiyede polis sana avanak avanak bakiyor anliyacaginiz herseyin basi egitim.selamlar

This article is truly a nice one it assists new web visitors, who
are wishing in favor of blogging.

my web-site: selling a car to a dealership

Hi my friеnԁ! I wіsh to saу that thіs post is аwesοme, great written and соme ωith
almost all signifiсant infos. I'd like to see more posts like this .

Feel free to surf to my web site: cash paid for scrap cars

I truly love your webѕite.. Εxcеllent colors & theme.
Did you develоp this wеb site yοurself? Please
reply back aѕ I'm planning to create my own blog and want to know where you got this from or exactly what the theme is named. Many thanks!

Here is my web blog ... Cash loans for cars

Yorum Gönder

Share

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More